Manuka Balı

Mânuka balı, Yeni Zelanda ve Güneydoğu Avustralya’da ekilişsiz büyüyen mânuka veya çay ağacı (Leptospermum scoparium) üzerinde toplanan Avrupa bal arıları (apis mellifera) tarafından üretilir. Yeni Zelanda’dan tüm dünyaya mühürlü kutularda ihraç edilen balın yıllık üretimi sadece 1.7 tondur. Dünyada yıllık en az 10.000 ton bal, mânuka balı adı altında satılmakta. Bir kovanı 5 bin ile 10 bin tl arasında alıcı bulan bu üründe haliyle sahtecilik de çok olmakta.

Mânuka balı (MB) bir gıda olduğu gibi ciltteki yanık ve açık yaraları tedavi etmek için deri üzerine sürülerek de kullanılmaktadır. MB ile laboratuvar şartlarında ve hayvansal modellerinde yapılan çalışmalar balın antibakteriyel, iltihap dağıtıcı, antioksidan ve ülser önleyici etkiye sahip olduğunu göstermektedir. MB ile yapılan araştırmalar, balın birçok antibiyotiğe dirençli bakterilere karşı etkili olduğunu ve potansiyel olarak hızla artan antibiyotik direncine karşı yararlı olabileceğini ortaya koymuştur. Birkaç çalışma ise MB kullanımının dişeti iltihabı, kronik nezle ve sinüzit ve kornea ödeminin tedavisinde katkı sağladığını, çocuklarda ağız hijyeninin doğal olarak sağlanmasında faydalı olduğunu göstermiştir

Mânuka balı diğer ballara kıyasla çok daha güçlü antibakteriyel özellik gösterir. Bu özelliği sayesinde, staphylococcus aureus gibi mikropların oluşturduğu deri yaraları ile helikobakter pylori denilen mide mikrobuna bağlı oluşan ‘mide ülserine’ üzerinde iyileştirici etkisi olduğu öne sürülmüştür. Balın içerisinde ‘Eşsiz Mânuka Faktörü’ (UMF) olarak adlandırılan methylglyoxal yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve eşsiz bir antibakteriyel özellik gösterir. Bununla birlikte MB’nin mide ülserinde çeşitli enflamatuar sitokinleri azaltarak mide mukozası üzerindeki antioksidan kapasiteyi artırmak yoluyla da faydalı olmaktadır. Hayvan çalışmalarında mânuka balının aynı zamanda antioksidanların etkilerini artırdığı, sitokinlerin üretimini düzenlediği ve yara yüzeylerindeki pH’ı düşürerek yara iyileşmesini desteklediği gösterilmiştir.

Pratik olarak, mânuka balı bir gazlı bez ile ciltteki açık yara, yanık üzerine ya da sivilceler üzerine tedavi amaçlı günde iki kez sürülebilir. Boğaz iltihabı veya boğaz ağrısını hafifletmek için bir çay kaşığı bal alın, balı ağzınızda tutun ve yutmadan önce erimesine izin verin.

Bununla birlikte mânuka balının gram negatif ve fırsatçı bir patojen bakteri olan pseudomonas aeruginosa nın virulans olarak adlandırılan hastalık yapıcı etkisini azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca clostridium dificile gibi bazı patojen bakteriler tarafından üretilen ve onlara antibiyotiklere direnç sağlayan bazı maddeleri inhibe etmektedir.

Baldaki methylglyoxal, MGO oranı kuvvetini belirler. Mânuka balı, piyasada genellikle MGO 100, MGO 250, MGO 400 ve MGO 550 olarak üretilir. Geleneksel balda kilo başı sadece 5 miligram methylglyoxal (MGO oranı) varken, mânuka balında bu oran 300 ile 700 miligramdır. Dolayısı ile mânuka balı normal ballardan 60 ile 140 kat daha etkilidir.

Mânuka balı ile yapılan kanıt düzeyi yüksek klinik çalışmalarda (randominize çalışmalar) standart tedavilere kıyaslandığında, cerrahide kateter kullanımı ile ilişkili gelişen bakteriyel enfeksiyonlara karşı üstünlüğü saptanmamıştır. Venöz bacak ülserlerinin ya da göz kapağı cerrahisi sonrası oluşan yaralarının iyileşmesinde standart tıbbi tedaviden üstünlüğü bulunamamıştır. MB sağlıklı deneklerde bağırsaktaki yararlı bakteri düzeylerini artırmamıştır. Ayrıca hiperkolesterolemili hastalarda kolesterol seviyesini düşürmemiştir.

Mânuka balının anti kanser potansiyeli henüz araştırılmamıştır. Ancak bir çalışmada bakteriyel enfeksiyonlarda azalma bildirildiği halde, baş ve boyun kanserli hastaları içeren randomize çalışmalarda radyasyona bağlı oral mukozitlerin hafifletilmesinde etkisiz kalmıştır. Mânuka balının terapötik değerini belirlemek için daha büyük çalışmalara ihtiyaç vardır.

Takip edilen ,,,,,,