Kuranda Adı Geçen 3 Değerli Taş

Kur’an-ı Kerim, Rahman suresinin 21,22,23 ve 58. ayetlerinde üç çeşit taştan açıkça söz eder: İnci, Mercan ve Yakut.
Genellikle süs takısı olarak kullanılan bu üç materyale taş deyip geçeriz. Ancak Yaratıcımız bunları yararı yalanlanamayacak büyük bir nimet olarak nitelendirdiğine ve bu nimeti “yalnızca ticaret malı” olarak yorumlamak basit bir açıklama olacağına göre, bunların başka yararlarının da olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.

Peygamber Efendimizin hadislerinde de İnci, Mercan, Yakut, Zebercet, Zümrüt gibi taşlar, cennetin yapıtaşları veya süsleri olarak gösterilmiştir. Onlar bazen cennetteki köşklerin tuğlaları olurlar, bazen de yekpare (tek ve bütün bir taş oluşturur köşkü, bazen cennet ırmaklarının iki yanıdır değerli taşır. bazen de zem ininin çakılları. Dünya ticaretinde taşların değeri sağladıkları gelirle ölçülürken, cennette eşit değerdedirler.

YALNIZCA İNANÇ MI?

Bence taşlardaki şifa bilgisi, unutulmuş ya da ticari maksatlarla özellikle unutulmuş kadim (yüzyıllar öncesinden bilinen) bir bilgidir. Yeniden filizlenen, bitkilerdeki şifa bilgisi gibi… Unutturulmasının  en önemli nedeni, insan bedenindeki veya ruhundaki hastalıklı bölgeyi iyileştirirken, diğer bölgeleri deforme etmemesi… Az miktarda bitkisel öz katılmış kimyasal ilaçların yan etkileri herkes tarafından bilinen bir olgu.Osmanlı Türkçesiyle yazılmış, bitkileri ve taşları konu edinen yüzlerce tıp kitabının varlığı, bu unutulmuşlukta harf devriminin de büyük rolü olduğunu gözler önüne sermektedir.Birçok insan, belki de kasıtlı bir propaganda sonucunda, eğer taşın bir faydasını görülüyorsa, bu, taşıyan insanın buna inandığı ve psikolojik olarak etkilendiği içindir, diye düşünmektedir.

“İnanç meselesi” deyimi böyle doğmuştur.Sıklıkla başı ağrıyan Asuman adlı bayana kolye olarak taşıması için Kaplangözütaşı vermiştim. Aradan günler geçti. Bir gün yine büroya ziyaretime geldi. Solgun bir yüzle. Acı çektiği belli. Başı hem ağrıyormuş, hem de karıncalanıyormuş. Anladığım kadarıyla aşırı stres yüzünden. Verdiğim taş boynunda takılı değil mi, diye soruyorum. Bir itişip kakışma sırasında ipi kopmuş, iki gündür takmıyormuş. Ağrıyan yerlere yavaş yavaş sür diye Kaplangözü taşından yapılmış teşbihi veriyorum. İki üç dakika uyguluyor söylediğimi. Sonra, “başımdaki ağrı hafifledi, karıncalanma da geçti ama karıncalanma ayaklarıma indi” diyor. Devam etmesini istiyorum. Biraz sonra hem baş ağrısı geçiyor, hem de karıncalanmaları. Yüzüne de renk geliyor. Diyor ki; “Haşan Bey, sen taşı verdiğinde faydasına inanmamıştım. Bunun bir inanç meselesi olduğunu sanmıştım. Şimdi yararının inançla ilgisinin olmadığını anladım.” Şunu belirtmem de yarar var: Bir hastalık tedavisinde inansanız da inanmasanız da taşlar şifalı etkisini gösterecektir. Ancak taşları kullanarak iyileşeceğinize inanırsanız, vücudunuzun kendi kendisini iyileştirme sistemi harekete geçecek (plesibo etkisi) ve iyileşme daha kısa sürede gerçekleşecektir.

 

 

Takip edilen ,,,,,,,