Hayatımızda Taşlar’ın Yeri

Çocukluğumuzda bile bizi taşlar hep büyülemiştir. Bunlar parktaki hiç özelliği olmayan taşlar bile olsa, hep taşlarla oynamayı sevmişizdir. Biraz daha büyüyünce taş seçiminde daha seçici olmuş ve dere veya deniz kenarlarında gördüğümüz taşların en güzel veya ilginç gelenlerini toplayıp mutlaka evlerimize götürmüşüzdür. Özellikle bayanlarda takılardan dolayı bu büyülenme, çok erken yaşlarda başlamaktadır. Taşlarla böylesine kimimizin daha az, kimimizin ise daha çok ilgilenmesi onları güzel bulmamız, sahip olmaya çalışmamız ve onların bize mutluluk vermesi, kesinlikle bir tesadüf değildir.

Her bireysel kristal, doğal şekilde ona karşılık gelen bir “nota” yada “ses” e sahiptir. Kişisel bir kristal seçerken, bu işitilmez nota vasıtasıyla belirli bir kristale doğru çekiliriz. Ancak olgunlaştıkça, maddi değerlere önem verdiğimizden dolayı bu notayı çoğu kez duyamaz ve eder olarak daha değerli taşlara yöneliriz. Halbuki, biz yetişkinlerden farklı olarak, çocuklar fiyat hususunda bir bilgiye sahip olmadıklarından dolayı, kendilerine en uygun taşı, salt içgüdüleriyle seçerler.

En büyük ve dikkati çeken kristaller “pozitif ” yada “erkek” cinstir, çünkü bunlar büyük bir berraklığa sahiptirler. Gerçektende bu tür kristaller çoğunlukla en yoğun enerjileri yayarlar. Bu da onları, doğal şifa alanında etkili kılar. “Dişi” kristaller daha donuk, bulutlu ve daha az saydamdırlar ancak benzersiz özelliklere sahiptirler.

Takip edilen ,,,,,,,