Glutatyon Nedir?

Glutatyon, tripeptit olarak sınıflandırılan bir bileşiktir. Teknik olarak diğer aminoasitlerden farklıdır. Sistein, glutamik asit ve glisin aminoasitlerinin bir araya gelmesiyle karaciğerde üretilir. Ancak aminoasitlerle yakın ilişkisi nedeniyle aynı grupta yer alır. Glutatyon, bilinen en kuvvetli antioksidanların başında gelir. En önemli özelliği vücudumuzda üretilen zararlı bileşikleri detoksifiye ederek genel sağlığın korumasında büyük rol oynamasıdır. En büyük glutatyon depoları karaciğerde olmasına karşın, akciğer ve bağırsaklarda da bulunur. Yaşlandıkça glutatyon seviyeleri hızla düşer, glutatyon seviyesi düştükçe yaşlanmada hızı da artar. Glutatyon seviyeleri düşük olanların, normal insanlara göre sağkalım oranları da düşük bulunmuştur.

Glutatyon eksikliğinde ilk önce sinir sistemi etkilenir. Koordinasyon eksikliği, zihinsel bozukluklar, titreme, dengeyi sağlamada güçlük yaşanır. Oksidatif stresin azaltılması, karaciğer sağlığını iyileştirilmesi, insülin direncinin iyileştirilmesi, periferik arter hastalığı olan kişilerde dolaşımın iyileşmesi, otoimmün hastalıklarla mücadele, kontrolsüz diyabetin etkisinin azaltılması, solunum yolları hastalıklarında semptomların azaltılması gibi pek çok sağlık sorunun çözümüne yönelik kullanılır.

Glutatyon interveroz (IV) olarak yapılabildiği gibi takviye glutatyon şeklinde de alınabilir ya da daha ucuz bir yöntem olarak glutatyon miktarını artıran aminoasitlerin kullanımı yoluyla da artırılabilir. Glutat-yonun oral kullanımının etkili olmadığı görüşü doğru bir bilgi değildir. Richie JP jr ve arkadaşlarının 2015 yılında Eur. J Nutr. dergisinde yayınladıkları oral yolla alman glutatyon takviyesinin etkileri üzerine yapılan randomize, çift kör, plasebo kontrollü çalışmada 54 sigara içmeyen yetişkine 6 ay boyunca 250-1000 mg dozlar aralığında glutatyon takviyesi verildi. Kandaki glutatyon seviyeleri her iki dozda da başlangıç seviyesine göre 1, 3 ve 6. aylarda artmıştır. 6. ayda yüksek doz grubunda eritrositler, plazma ve lenfositlerde ortalama glutatyon düzeyleri %30-35, yüksek doz grubunda ise bukal hücrelerde %260 artmıştır. Düşük doz grubunda glutatyon düzeyleri kan ve eritrositlerde sırasıyla % 17 ve 29 artmıştır. Çoğu durumda artışlar doza ve zamana olarak gerçekleşti. 1 aylık bir arınma periyodundan sonra seviyeler başlangıç seviyesine dönmüştür. Bu bulgular, oral yolla alınan glutatyon takviyelerinin etkili olduğunu ilk kez göstermiştir.

Takip edilen ,,,,,,,