Eski Uygarlıklar’da Taşlar

Değerli taşlar, renkleri ve göz alıcı parlaklıkları nedeniyle ilk çağlardan beri insanların ilgisini çekmiştir.

Bazı taşlar güzellikleri ve çok nadir bulunmaları nedeniyle, yüzyıllardır “tılsım” olarak kullanılmışlardır. O zamanlarda insanlar için her değerli taşın, özel bir anlamı vardı.

Örneğin; Incil’de Aaron’un göğüslüğünde belli bir düzende 4 sıra halinde yerleştirilmiş 12 parça değerli taşın ona “Tanrı’/tın Giicii”nü sağladığı anlatılır.

Sanskritçe yazıtlarda MÖ 400’lü yıllarda Hindistan krallarının kendilerini kötülüklerden korumak için değerli taşları topladıkları anlatılmaktadır.

Eski Roma’da ve Mısır’da taşlardan oluşan tılsımları ve boyunlukları taşımak gelenekti.

Mayalar ve Amerikan yerlileri taşlan hastalıkları hem tanımlamada hem de tedavide kullanmışlardır.

Eski Mısırlılar lapislazuli, karneol ve malahiti, İnka’lar ve Mayalar zümrütü, Çinliler yeşimi, Amerikan yerlileri (Kızılderililer) ise turkuvazı binlerce yıl kullanmışlardır.

Anadolu medeniyetlerinde de değerli taşlar çok kullanılmıştır. Dansözler izleyicilerinin seksüel ilgisini çekmek için göbeklerine yakut gibi koyu kırmızı taşlar takmışlardır.

Kızılderililer, üzerinde turkuaz taşıyan kişilerin kemiklerinin kırılmayacağına inanır ve savaşta bu taşı kalkanlarının üzerine işlerlerdi. Turkuazın, Aztek kültüründe de önemli bir yeri olduğu bilinmekte. Aztekler bu taşı kötü etkilerden korunma amaçlı kullanırlardı. Yine Kızılderili Kültürü’nde, yosun akik taşının susuzluğu giderdiğine inanılır ve bu amaçla kullanılırdı.

Eski Yunan’da, ametist taşının insanları sarhoş olmaktan koruduğuna inanılır ve kadehler ametistten yapılırdı.

Negatif elektrik yükünü ayaklardan toprağa geçirdiğine inandıkları için, hâlâ daha Hindistan’da kadınlar ayak parmaklarına obsidyen yüzük takmaktadırlar.

Çok daha eskilere bakarsak, Atlantis’te enerji elde etmek için kuvars kristallerinden faydalanıldığını, hatta bu kristalleri kullanarak tapınaklarında ruhsal güçlerini geliştirdikleri veya kehanet ve ibadet amaçlı kullandıklarını da görürüz

Geçmişte elmastan daha çok aranan ve istenen, özellikle Araplar’ın favorisi olan Peridot (zebercet) taşı, karanlık yerlerden geçerken duyulan korkuyu yenmek için takılırdı.

Takip edilen ,,,,,,