Elastin Nedir?

Elastik liflerini elastin proteini yapar ve gevşeme sağlar. Adı üzerinde, elastiktir, lastik gibidir. Kollajen ile beraber çalışır. Damar duvarında çok önemlidir. Vücutta miktar olarak en az bulunan bağ doku lifidir. Cilt, akciğer, ses telleri, damarlar, kalp kapakları, mesane ve elastik kıkırdak ve bazı ligamentlerde bulunur. Organ ve dokuların gerildiğinde eski haline gelmesini sağlar. Damarların içinden kan geçerken gerilip eski haline gelmesi elastin sayesinde olur. Akciğerin genişleyip eski haline gelmesini sağlar. Cildin büzüşme ve eski haline dönmesini sağlar. Kalp kapaklarının açılıp kapanmasında çok önemlidir.

Elastini büyük ölçüde fibroblastlar ve düz kas hücreleri yapar. Kuru doku ağırlığı olarak elastin ses tellerinin yaklaşık %9’unu, akciğerlerin %30’unu, elastik arterlerin %50’ye yakınını yapar. Elastin, tropealastinden oluşur. Elastin oluşumu gelişim sırasında başlar ve ergenlikte biter. Elastik lifleri oluşumunda ilk basamak, hücreden öncü madde tropoelastin ve Abulin, fibrilin gibi 30’dan fazla öncü maddenin hücrelerarası aralığa salınması ile başlar. Tropoelastin lizil oksidaz (LOX) ve transglutemaz etkisiyle bağlantı yapar ve fibriller oluşur. Elastin liflerinde glisin ve prolin çoktur. Ayrıca dezmozin ve izodezmozin aminoasitleri vardır.

Elastin azalması veya parçalanması damar sertliği (ateroskleroz), marfan sendromu ve kutis laxa (jeneralize elastolizis, yaygın elastik doku azalması) hastalığında görülür. Kutis laxa bize elastin yetmezliğinde neler olabildiğini anlatır. Bu hastalarda elastin yetersizliğinden fıtıklar, di-yafragma yetersizliği, sindirim ve idrar yollarında divertiküller, akciğerlerde amfizem, pnömotoraks, kalp ve damar sisteminde pulmoner arter stenozu, aort dilatasyonu, büyüme gelişme geriliği, eklem gevşekliği ve kalça çıkığı görülür.

Elastin büyüme, yara iyileşmesi, gebelik ve doku oluşumunda önemli rol oynar. Yaşlandıkça elastin azalır ve damarlar sertleşerek tansiyon yükselmesine neden olur. Elastin azalması elastindeki kireçlenme (kalsifikasyon) veya elastinin parçalanması nedeniyle oluşur. Elastin kalsiyum tutmayı çok sever. Bu nedenle yaş ilerledikçe kalsiyum miktarı elastinde artar. Elastinin kalsifiye olmasını ise matriks gla proteini (MGP) önler. Magnezyum, elastin ve kollajen sentezini artırır. Alfa 1 antitripsin enzim eksikliğinde nötrofil elastaz enzimi inhibe olmadığından akciğerde elastin yıkımı artar ve amfizem hastalığı gelişir. Vücuttaki elastinde bulunan desmosin ve izodezmozin aminoasitlerinin seviyesi ölçülerek (yıkımda artar) elastin yıkımı hakkında bilgi sahibi olunabilir. Hyaluronan maddesi aerosal olarak verildiğinde akciğer elastin yıkımını azalttığı saptanmıştır. Bu nedenle hyaluronan KOAH hastalarında kullanılabilecektir. K vitamini de elastin parçalanması olayında önemli bir vitamindir. K2 vitamini elastin parçalanmasını azaltır. Osteoporozlu hastalarda verilen K2 vitamini kemik kaybını ve damar sertleşmesini azaltır. KOAH hastalarında elastin azalması sadece akciğerde değil vücudun diğer bölgelerinde de görülür. Amfizem şiddetlendikçe arterlerde sertleşme ve ciltte kırışıklık artar. Demek ki sistemiktir, yani tüm vücutta elastin yıkımı olmaktadır. Bu hastalarda kanda desmosin aminoasidi artar. Damar sertliği, koroner arter kalsiyum skoru ile kan desmozin seviyesi arasında ilişki vardır.

Elastin azalması şeker hastalığı, yaş, sigara, enfeksiyonlar, enflamasyon, kollajen doku hastalıkları, hipersensitivite reaksiyonları, D-penisilamin (romatoid artritte kullanılır) gibi bazı ilaçların alımına bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir.

Takip edilen ,,,,,,,