Düşük Doz Aspirin (81-100mg)

Aspirin (asetil salisilik asit) söğüt ağacı ve yapraklarında bulunan doğal öncüsü salisin maddesinden elde edilmiştir. Hipokrat zamanından beri ağrı giderici ve ateş düşürücü olarak kullanılmıştır. Aspirin 19. yüzyılda salisilik asitten sentez edilmiş ve 1899 yılında Bayer firması tarafından piyasaya sürülmüştür.

Aspirinin düşük dozu, günlük 81-100 mg, tercihen enterik kaplamalı, yani bağırsakta çözünen formu anti enflamatuar (iltihap giderici), antiagregan (pıhtılaşmayı önleyici) ve anti atereoslerotik (damar sertliğini önleyici) özellikleri nedeniyle kalp damar hastalıkları ve kanser gibi hastalıklardan korunmak için doktor gözetiminde, belirtilen dozlarda alınabilir.

Kanama öyküsü, ülser hastalığı ve aspirin alerjisi olanlar tarafından kullanılmamalıdır.

Aspirinin bazı kanserleri önlediği ve metastazları azalttığı gösterilmiştir. Meme kanserli hastalarda yapılan bir çalışmada meme kanser metastazını, trombositlerden alfa granül salınımını önleyerek yaptığı gösterilmiştir. Aspirin ayrıca tümör anjiogenezini (damar oluşumunu)

önlemektedir. Prostat kanserli hastalarda ve kolorektel kanserlerde de faydalı olabilmiştir.

Diyabet hastaları ve diyabetli olmayan hastalarda eğer kanama riski yoksa, 45-80 yaş arasında kalp hastalığından korunmak için düşük doz aspirin (81-100 mg) alınabilir. Doktorunuzun tavsiyesine göre bu yaş aralığı değişiklik gösterebilir.

Aspirinin damar sertliğini (ateroskleroz) çeşitli moleküller ve mekanizmalarla önlediği gösterilmiştir (cAMP sinyalizasyonunu önleyerek ve NFkBl baskılayarak).

Düşük doz kullanılan aspirinin Alzheimer hastalığında faydalı olabileceğini gösteren olumlu çalışmalar vardır. Düşük doz aspirin kadınlarda düşük riskini azaltmakta, preeklampsi hastalığı olanlarda tansiyonu düşürmekte, damar pıhtısı (tromboembolizm) geçirenlerde yeniden pıhtı atmasını engellemektedir. KOAH hastalığı olanlarda da faydalı olmaktadır.

Aspirin gece alındığında kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde azaltmakta, tansiyonu düşürme etkisi ise daha belirgin olmaktadır.

Özefagus ve mide-onikiparmak bağırsağında aktif peptik ülseri olan hastalar, düşük doz dahi olsa aspirin kullanmamalıdır. Bu hastalık nedeniyle daha önce kanama geçirmiş, ancak tedavi olmuş hastalar ise daha dikkatli olmalıdır.

Takip edilen ,,,,,,,