Doğal Taşların Kullanımı

DOĞAL TAŞ KULLANIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

GERÇEKMİ?–EMİTASYONMU?

Taşların yararının görülebilmesi için ön şart, doğal taş olmasıdır. Doğal taştan maksat, bir taşın, örneğin Turkuaz taşının, doğadan çıkarıldığı haliyle kullanılması değildir. Gerçekten Turkuaz taşı olmasıdır.Zira vitrinlerde gerçek taşlarla sahteleri çoğunlukla yan yana satışa sunulmaktadır. Bu nedenle bir taşı satın alırken ya o taşı çok iyi tanım anız gerekmektedir yahut taşları iyi tanıyan, dürüstlüğüne güvendiğiniz birinden almanız. Aksi halde baş ağrısı için taş aldım ama hiçbir faydasını göremedim demek zorunda kalabilirsiniz. Bir taşın sahtesi çeşitli anlamlara gelebilir. İlk olarak, renk bakımından benzeşen ve ekonomik değeri daha az olan veya hiç olmayan taşlar falanca taş diye satılabilmektedir. İkinci olarak ekonomik değeri daha az olan renksiz taşlara renkendirilerek veya dışı boyanarak Zümrüt, Turkuaz, Akik gibi adlarla piyasaya sürülebilmektedir. Üçüncü olarak lastik, kauçuk, cam, tahta, çam reçinesi gibi maddeler kimyasal işlemlerden geçirilerek bir taşa benzetilmekte ve satılmaktadır.Benzetim o kadar mükemmel olabilmektedir ki bazen taşın sahte olup olmadığı ancak ölçümlerle ve testlerle anlaşılabilmektedir. Ölçümlere esas olacak bazı özellikler, her taşın başlangıç bölümünde “Kimlik Kartı” başlığı altında verilmiştir.Üstelik taş olmayan, yani sentetik, kauçuk, naylon, sıkıştırılmış toz, boyanarak taşa benzetilmiş demir, bakır, çinko, alüminyum gibi materyal toksindir. Kullanıldıkça bedene zehirli parçacıklar yükler ve bilmeden hastalanmamıza sebep oluruz.

Burada birkaç anımı anlatmadan geçemeyeceğim.Yıl 2000. Nişanlıma hediye almak için bir kuyumcuya giriyorum. Vitrinde çok hoş görünen mavi taşlı kolye, yüzük, küpe takımı var. Mavi taş büyük ihtimalle Akuamarin ve nişanlımın burcuna da uygun diye düşünüyorum. Kuyumcu, taşların Akuamarin olduğunu söylüyor. Alıyorum. Kuyumcudan aldığım için de taşı inceleme gereği duymuyorum. Zaten o sırada taşları da pek tanımıyorum. Aradan 5-6 yıl geçiyor. Çemberlitaş civarında bir taş toptancısındayız. Taşçı yüzüğü görüyor ve “Bu bizim imalatımız, 5-6 yıl yıl önce biz pazarlamıştık” diyor. Ve ekliyor: “Fakat bunlar taş değil cam.”Şehirlerimizin birinde, kitabımdaki bilgilere dayanarak şifalı taş satan bir bayan, illa da benim le görüşmekte ve bir şeyler öğrenmekte ısrar etti. Geleceği yolun çok uzun olduğunu, bir iki saatlik görüşmeyle bu işin öğrenilemeyeceğini söylediysem de dinletemedim. Bunun üzerine telefonda, gelirken satmakta olduğu taşlardan birer örnek getirmesini istedim. Eşiyle birlikte geldiler. Hoşbeşten sonra,getirdiği taşları m asanın üzerine dizdi. Getirdiği on yedi taştan yalnızca biri gerçekten taştı. Hep beraber üzüldük. Çünkü satın aldığı toptancılar ona bunları falanca taş diye satıyordu.

İŞLENMİŞ – İŞLENMEMİŞ TAŞ

Çokça sorulan bir soru var: “Taşın işlenmişimi daha yararlıdır, topraktan çıkıştaki doğalı mı?”Bir taşın takı olarak vücudumuza yararlı olabilmesi için işlenmesi önemlidir.Sanatkârane işlenmişse yararı daha fazladır. Zira işlendikçe iç enerjisi dışa aksedecektir. “İşlenmişinin yararı yoktur” demek, Hazreti Harun’u, Hazreti Peygamber’i,
Peygamberimizin ashabını, Selçuklu ve Osmanlı padişahlarmı, elmas, zümrüt, yakut yontanları bilgisizlikle suçlamak manasına gelir. Ve taş ilmini bilmemek demektir.

 

Takip edilen ,,,,,,,