Antioksidan Takviyeleri Zararlı Olabilir mi?

En popüler antioksidan formları A vitamini (retinol, retinoikasit), C vitamini (L-askorbik asit, askorbik asit, askorbat), E vitamini (a-tokoferol ve gama tokoferol), (3-karoten ve bazı mineraller şeklindedir. Bunların yanı sıra doğal olarak bulunan polifenollerin de (bazıları laboratuvar şartlarında saf olarak ekstre edilmiştir) vücut hücreleri üzerinde faydalı etkileri vardır.

Vitaminler ve (3-karoten ile meyve ve sebzeler gibi çeşitli gıdalarda bulunan polifenoller antioksidan özellik göstererek insanları hastalıklardan korur ve iyilik hali oluşturur. Antioksidan, vitamin ve minerallerce düşük diyetlerle beslenen kişilerde kalp-damar hastalıkları ve kanser görülme sıklığı artmaktadır.

Kanda yeterli miktarda antioksidan olarak (3-karoten ve C vitamini olması obezite, hipertansiyon, diyabet gibi riskleri (metabolik sendrom) azaltmaktadır.

On üç prospektif kohort çalışması birlikte değerlendirildiğinde, A, C ve E vitaminlerinin ayrı ayrı alınmasının kolon kanseri riskini azaltmadığı görüldü. Ancak A, C, E vitaminleri kombine şekilde alındığında kolon kanserinde bir miktar azalma gözlemlenmiştir. Bu sonuç antioksidanların sistemleri gereği tek tek değil kombine alınması gereğini ortaya koyar. Beta-karoten, vitamin C, E vitamini ve alfa lipoik asit ve glutatyon birlikte ekip halinde çalışırlar. Oksitlenmiş olan beta-karotenin hemen C vitamini tarafından nötürlenmesi gerekir. C vitamini eksikse dokuda hasar yapar. Glutatyonun da lipoik asit tarafından indirgenmesi gerekir.

Takviyeler ile sadece bazı durumlarda antioksidanların, özellikle de (3-karotenin düşük olduğu durumlarda, erkeklerde fayda sağlanmaktadır.

Araştırmacılar, takviye şeklinde günde 10.000 IU’dan fazla A vitamini alan kadınlardan doğan bebeklerde artmış teratojenisite riskinin veya doğum anomalilerinin varlığını bildirmişlerdir. Bu zaten bilinen bir durumdur. A vitamininin 10.000 üniteden fazla alınması yan etki yapar.

Bir çalışma, fazla miktarda E vitamini desteğinin sağlıklı erkekler arasında prostat kanseri riskini artırdığını bildirmiştir. Bir meta-analiz çalışmasında, fazladan alınan E vitamininin inme (beyin kanaması) riskini artırabileceğini ortaya koymuştur. Yine bir başka çalışmada, gebelikte 22-30 mg/gün E vitamini alımın düşük doğum ağırlıklı bebek riski ile ilişkilendirilmiştir. Ancak bu çalışmalarda diğer antioksidanların seviyeleri hakkında bilgi yoktur. E vitamininin de sadece alfa olarak değil, birlikte gama tokoferol ile verilmesi gerekir. Yani izole bir E vitamini formunu vermek doğru değildir. Meşhur ‘Select Çalışması’nda da aynı şekilde tek E vitamini verilmiş ve kontrol grubu da riskler açısından düzenlenmemiştir.

Öte yandan tiroid kanserli hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada, C, E vitaminleri ile selenyum ahmmının radyoaktif iyot tedavisinin oluşturduğu oksidatif stresi azalttığı sonucuna varılmıştır. Bu da gösteriyor ki, antioksidanlar yapıları gereği tek değil kombine halde verilmelidir.

Antioksidan takviyelerinin kullanımı bu nedenle bilinçli olması gerekir.

Takip edilen ,,,,,,,